Featured

Inception

Merhabalar,

Öncelikle başlangıç ve bir selam olarak yazdığım bir şiiri paylaşmak istedim.

Artık şiirlerimin bir yerlerde kendi çapında ses olmasını istiyorum. Ve burdayım.

Advertisements

3. Şahıslara

Bütün mümkünlerin kıyısında imkansıza tutkun 3. şahısların 

Daha kaç yenilgi var yaşamaları gereken

İmkânsızlığını kabullenmeleri mümkün olmayan kaç aşk-ı hayal var

Bunca mümkünsüzün içinde kaybolmayan kaç 3. Şahıs var 

Şairi muallak şiirlere ait olan

Aynalara küstürülen bu yürekler ellerinden tutulsa yeşerecebilecekken

Her nefeste acı veren bir duyguya sonsuza dek esir edildi

Ah kelimelere dökemediğim 3. Şahıslar

Bu köşeye sıkışmış halimle daha ne kadar bulandıracağım dimağımı

Kalbimin prangalarından ne zaman kurtulacağım 

Prangaların sahibi olduğum halde

Kendimi hapsettiğim bu aynalardan nasıl kurtulacağım…

Sarılın

Sarılın, bunca leş hayat bunca kötü insan ve bunca samimiyetsiz kurulan insan ilişkileri varken sevdiklerinize sımsıkı sarılın. 

Bırakın onlar kendi sahteliklerinde boğuladursun siz tüm enerjinizi sevdiklerinize ayırın.

Yalama olmuş tahammül sınırları, iyiyi ve güzeli kendine ait değil diye hazmedememe, bilinçli olarak kırılan insan hevesleri…

Bırakın sizin aracılığınızla ortaya konan güzellikleri, kendileri onlarda yer edinemedikleri için kırıp yıksınlar. Siz sarılın tertemiz sevgilerinize, sevdikleriniz için yaşatmaya çalıştığınız heves kırıntılarınıza…

 Sizin sevgi kırıklarınız onların kurumuş toprağını canlandıracak bırakın onlar iteledikçe hayallerinizi savrulsun kızıl kuma dönmüş toprakları… Siz sarılın en sevdiklerinize…. 

Anladım

Anladım ki dile gelmemeli bazı hisler. Kalpten taşıp kaleme akmamalı, dilden başka dillere başka fikirlere aktarılmamalı. Kendi saflığında naifce büyürken diğer fikirlerde kaybolmamalı. Yoruma açılmamalı. Yorumlarla yorulmamalı. O büyülü gizliliğini kendi benliğinde tutmalı. Ya sahibine sunulmalı ya da susturulmalı sonra ziyan oluyor kelimeler.

Zoraki kalabalıklardan tercihi yalnızlığı üstün görüyorum. Bu zoraki kalabalıkların her saniye ruhumu değiştirmesini ve kendime yabancılaştırmasını izlemek gayet sancılı bir o kadar da korkutucu. Bir samimiyet kadar basit aslında ya da o soğuk bakışların yerini alması gülen gözbebeklerinin… 

An

Bazı saatleri sevmiyorum, bazı sokakları bazı anıları ve bazı insanları… An geliyor yalnızlığımı tokat gibi çarpıyorlar suratıma, an geliyor kayıplarımı geçiriyorlar film şeridi gibi gözlerimden, an geliyor vedalarıma tuz basıyorlar ve an geliyor hayallerimin imkansızlığını çiziyorlar gökyüzüne.

Sonra her düşüşümde, onca insan yol gözlerken yaptığım şükürsüzlüğü seyrediyorum. Her tarafım alev. Çıkar yol bulamıyorum. Sonsuzluğu hissedebilmek için oturup pencereme göğü seyre dalıyorum. 

Gökyüzüm geldi… Maviliklerle geldi, baharlar getirdi hayatıma.

Bu aralar ona bakıyorum, gözlerinin en içine, mavisinin en derinine bakıyorum…

Buraları boşlamam bundan. Müsadenizle biraz hasretimi söndüreyim.

“Size Hüzün Yakışıyor”

“Bağışla beni güzel annem 

Oğul tadında bir mektup yazamadım diye kızma bana. 

Elleri değsin istemedim

Gözleri değsin istemedim 

Ağlayıp kokluyacaktın 

Belki bir ömür taşıyacaktın koynunda.

Yaşamak ağrısı asıldı boynuma, oysa türkü tadında yaşamak isterdim… 

Ölmek ne garip şey anne!”

Belki böyle diyecekti son kez görebilseydi, son kez öpebilseydi ellerinden.

Gözyaşlarını unutamıyorum, o kan damlar gibi akan gözyaşlarını…

Son kez helallik istemek istiyorum ondan deyişi giriyor rüyalarıma..

Her şeyden habersizce gülen, hala umut edebilen gözleri giriyor her gece rüyalarıma..

Her seferinde uzanıp kollarına delice ağlamak geliyor içimden

Soğuk camlara dokunup “Seni çok özledim.” diyebiliyorum sadece, 

Bir şey sezmesin diye..

Ne zaman görsem gözlerini çocuk oluveriyorum

Oyuncakları çalınmış, parkları dağıtılmış çocuk gibi

Süzülüyor gözyaşlarım..

Bitmeyecek biliyorum,

Bilmezden gelmek azaltıyor acılarımı

Bilmezden gelmek, unutturuyor özlemlerimi

Bilmezden gelmek işte her çocuğun yaptığı gibi

Bilmezden gelmek

Sevmek Hissi

Hiçbir zaman bizi sevmeyecek, hiçbir zaman hayatımızda olmayacak insanlar için kendimizi yıprattığımız kadar kendi hayatımıza, kendi hislerimize can tüketmedik bundandır bu yıkılmaya yüz tutmuş kalelerimiz.

Herkesin seni seviyorumlarına çok inandık, senin yanındayım hep seninle olacağım falan filan… Sakın bir sevdanın yıkıntılarının altında ezildiğimi sanmayın, ben henüz sevmedim. Ben henüz sevmek hissini çözemedim. 

Sevdiğim zaman bir insanı bir kitabı ya da bir şarkıyı aklım karışıyor. Esasen melankolik ama dışardan bir duvar görünümünde olan ruhumun şirazesi kayıyor. Sebepsizce, gereksizce tüketiyorum kendimi, tüm güzel kelimeleri, tüm güzel hisleri… 

Velhasıl sevin sevelim ama ölçülü sevelim, ziyan olmasın kelimeler…

Yoruldum

Bir süredir yoktum savaşmam gereken karanlıklar vardı yine. Belki de hak edilmiş bi mağlubiyetin bahanelerini yazmakla meşguldüm. Neyse ki döndüm yine yaralarım ve kırıklarımla.