An

Bazı saatleri sevmiyorum, bazı sokakları bazı anıları ve bazı insanları… An geliyor yalnızlığımı tokat gibi çarpıyorlar suratıma, an geliyor kayıplarımı geçiriyorlar film şeridi gibi gözlerimden, an geliyor vedalarıma tuz basıyorlar ve an geliyor hayallerimin imkansızlığını çiziyorlar gökyüzüne.

Sonra her düşüşümde, onca insan yol gözlerken yaptığım şükürsüzlüğü seyrediyorum. Her tarafım alev. Çıkar yol bulamıyorum. Sonsuzluğu hissedebilmek için oturup pencereme göğü seyre dalıyorum. 

Advertisements

Gökyüzüm geldi… Maviliklerle geldi, baharlar getirdi hayatıma.

Bu aralar ona bakıyorum, gözlerinin en içine, mavisinin en derinine bakıyorum…

Buraları boşlamam bundan. Müsadenizle biraz hasretimi söndüreyim.

“Size Hüzün Yakışıyor”

“Bağışla beni güzel annem 

Oğul tadında bir mektup yazamadım diye kızma bana. 

Elleri değsin istemedim

Gözleri değsin istemedim 

Ağlayıp kokluyacaktın 

Belki bir ömür taşıyacaktın koynunda.

Yaşamak ağrısı asıldı boynuma, oysa türkü tadında yaşamak isterdim… 

Ölmek ne garip şey anne!”

Belki böyle diyecekti son kez görebilseydi, son kez öpebilseydi ellerinden.

Gözyaşlarını unutamıyorum, o kan damlar gibi akan gözyaşlarını…

Son kez helallik istemek istiyorum ondan deyişi giriyor rüyalarıma..

Her şeyden habersizce gülen, hala umut edebilen gözleri giriyor her gece rüyalarıma..

Her seferinde uzanıp kollarına delice ağlamak geliyor içimden

Soğuk camlara dokunup “Seni çok özledim.” diyebiliyorum sadece, 

Bir şey sezmesin diye..

Ne zaman görsem gözlerini çocuk oluveriyorum

Oyuncakları çalınmış, parkları dağıtılmış çocuk gibi

Süzülüyor gözyaşlarım..

Bitmeyecek biliyorum,

Bilmezden gelmek azaltıyor acılarımı

Bilmezden gelmek, unutturuyor özlemlerimi

Bilmezden gelmek işte her çocuğun yaptığı gibi

Bilmezden gelmek

Sevmek Hissi

Hiçbir zaman bizi sevmeyecek, hiçbir zaman hayatımızda olmayacak insanlar için kendimizi yıprattığımız kadar kendi hayatımıza, kendi hislerimize can tüketmedik bundandır bu yıkılmaya yüz tutmuş kalelerimiz.

Herkesin seni seviyorumlarına çok inandık, senin yanındayım hep seninle olacağım falan filan… Sakın bir sevdanın yıkıntılarının altında ezildiğimi sanmayın, ben henüz sevmedim. Ben henüz sevmek hissini çözemedim. 

Sevdiğim zaman bir insanı bir kitabı ya da bir şarkıyı aklım karışıyor. Esasen melankolik ama dışardan bir duvar görünümünde olan ruhumun şirazesi kayıyor. Sebepsizce, gereksizce tüketiyorum kendimi, tüm güzel kelimeleri, tüm güzel hisleri… 

Velhasıl sevin sevelim ama ölçülü sevelim, ziyan olmasın kelimeler…

Yoruldum

Bir süredir yoktum savaşmam gereken karanlıklar vardı yine. Belki de hak edilmiş bi mağlubiyetin bahanelerini yazmakla meşguldüm. Neyse ki döndüm yine yaralarım ve kırıklarımla.

Suskunluğumun Çığlıkları

İnsan inandığı kadar var sanırdım,

Dayanabildiğin kadar var oluyormuşsun meğer.

İnsan direnebildiği kadar güçlüdür sanırdım,

Alışabildiğin kadar ayakta kalabiliyormuşsun.

Yazardım, konuşurdum, anlatırdım hep

Artık sustum,

Bunlar pes edişin kelimeleri gibi görünüyor olabilir

Ama bir alışmışlığın hikayesi

Kainat kadar büyük bir odada

Gözleri bağlı çıkışı arar gibiyim

Koyu bir okyanusun derinliklerine kurulmuş bir hayatı yaşıyor gibi, nefes almadan…

Bunlar bir vaz geçişin kelimeleri gibi görünüyor olabilir

Ama bu susmuş bir yüreğin sesi

Özlemekten ölünür mü?

Özlemekten ölünmüyormuş da 

Yaşanmıyormuş da…

Yaşadığına olan inancını çalıyormuş özlemek,

Yorgunluğuna hüzün katıyormuş 

Gözyaşı katıyormuş

Yoklarına yok ekliyormuş…

Ya kaybolacağız bu yokluklarda

Ya da yeni bir can bulacağız doğrulmak için yeniden

Tüm bu hislerden kurtulmak için daha kaç gün uyumalıyım?

Ölmeden daha kaç kez kendimle savaşmalıyım?

Yıldızlarımı Topla Gecelerimden 

Yıldız düşüyor, yıldızlar düşüyor her gece yastığıma

Senin hayallerinden kayıp gelen yıldızlar yastığıma düşüyor.

Göremediğin, uzanamadığın her yıldız gözyaşı olup yastığıma düşüyor her gece

Çoğu zamanlar diyorum kendime 

“İyisin iyi, dayanabilirsin haydi doğrul şurda güneşe ne kaldı?

Bir bir toplayıp asarsın yine göğe yıldızları,

Her yüreğin özlediği gibi yıldızlar da özlemiştir ayı,

Haydi doğrul ve göğe bak yeniden!” diyorum kendime

İyiymiş gibi hissediyorum.

Ama kötü olasım geliyor işte

Ruhumdaki o asiyi bastırmak için ağlıyorum her gece…

Yıldızlarını düşürüyorlar,

Dayanamıyorum.

Yıldızlarımı düşürüyorlar,

Tutamıyorum.

Ama senin yıldızlarını topluyorum mutlaka her gece…

Yıldızlarım düşüyor benim de ,

Ben de düşüyorum 

Ve senden başka kaldıranım yok..

Doğrulamıyorum.

Gel artık…

Klişeler

IMG-20170320-WA0012.jpgBilmediğim bir şey vardı ya da atlıyordum bilemiyorum. Belki de bilsem de bilmemek işime geliyordu. Yükümü hafifletiyordu kim bilir. Düşünmemi engelliyordu ya da hayal etmem için bir sebep oluyordu bana. Bugünlerde kandıramıyorum kendimi. Kırılmış hayallerimi avutacak bir şey bulamıyorum…

Unuttuğum bir şey vardı, o da böylesine büyük atılmış düğümler kolay çözülemezdi. Masallardaki ya da hayallerdeki gibi değildi hayat.

Aslında hep bir klişeden ibaretti: “Biz neleri atlattık buna da alışırız elbet…”

Umudu Alınamayan Adam

Sen bir bulut gibisin

Şarkısı umut diye gökyüzünüze dinletilen

Her gece kader kitabından hikayeler dağıtırsın

Tüm yaşanmışlıkların izi vardır yüzünde

Gökyüzünün maviliği sığdırılmış gözlerine

Ve sen 

Bir şehir gibisin

Parkları yakılmış, çocukları çalınmış

Terk edilmiş bir şehir gibisin şimdi

Umuduyla başbaşa

O şehrin dağları gibisin mesela

Daima vakur, başı dik ve görkemli

Umutlarını satmamış koca bir dağ gibi

Karanlık şehrin güneşe değen tek yüzü gibisin

Terk edilmiş balkonların tek sahibisin

Susarken yeryüzünü inletirsin

Bir haykırsan yıkılır dünya

Öyle ümitlisin.

Sen bir güvercin gibi nazik

Bir güvercin gibi hürsün rüyalarında

Zamana sığmazsın sen

Kalbin bir güvercinin yüreğine sığdırılmış bir dağ kudretinde

Azametini merhametinle örtersin

Kırılmışlıklarını gizlersin koca koca umutlarına

Belki de gözyaşlarını da saklıyorsun kirpiklerinin arasına

Göremediğim kaç gözyaşı var yüreğinden dökülen

Sahiden soruyorum

Bir bulut ağlarsa şehir ıslanır

Karartma bulutları

Islatma umutları…

Babalar günün kutlu olsun babacığım..